devam eden dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
devam eden dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2015 Çarşamba

Fargo (2014-)

Bir dizi daha, bir güzel dizi ve çok izlenen dizi daha aslına bakılırsa. "Fargo".
Öncelikle karda bagajında ölü bir geyik ve biraz ilerisinde çıplak ölü bir adamla bir araç bulunur. Aracın sürücüsü yaralanmıştır ve çıkıp gitmiştir. Her şey bu sürücünün Minnesota'ya gelmesiyle başlıyor. Lester Nygaard evinde karısını mutlu edemeyen, ailesini mutlu edememiş, işinde iyi olmayan hayatı tamamen başarısızlıklarla geçmiş 40 yaşında ezik bir adamdır. Her şey bir gün lisede sürekli onu döven kabadayı Sam ile karşılaşmasıyla başlar aslında, Sam'den kaçmak istersen kafasını cama çarpan Lester burnunu kırar ve hastanede o anda ismi bilinmeyecek olan Lorne Malvo ile karşılaşır. Lorne ona yapılanın kötü olduğunu ve onun yerinde kendisi olsa Sam'i öldüreceğini söyler. İlk başta bu fikri beğenmeyen Lester, hala karşı çıksa bile Lorne'un Sam'i öldürmesini isteyip istemediği sorusuna hayır da diyemez. Ve asıl her şey burada başlar. Lorne Sam'i öldürür ve bundan sonra tatsız olaylar başlar. Lester da Lorne'dan duyduğu bir kaç sözle hızını alamayıp ondan sürekli mutsuz olan karısını öldürür daha sonra da Sam'in ölümüyle ilgili eve gelin polis öldürülür.

Fargo 1996'da filmi çekilmiş gerçek bir suç hikayesidir. 1996'da William H. Macy'nin başrollerinde oynadığı filmin diziye uyarlanmış versiyonudur. Ama sanmayın ki film ile aynı. Hayır belli başlı yerlerde bir çok farklılık mevcut. Dizide oyuncular üzerine söylenecek tek şey ne kadar mükemmel olduğu. Senaryo, her şeyin birbirine bağlanılışı olağanüstü. Şu anda 2. sezonu devam etmekte olan dizinin ilk sezonu harikaydı ve daha bir kaç bölüm yayınlandıktan sonra yeni sezon onayını almıştı dizi. Ne kadar uzun sürer bilemem ama üzerine yazılacak bir suç hikayeleri var ve sonuna kadar ilgiyi hak etmiş.
1996 da yapılan film de bayağı güzeldi, oscar bile kazanmıştı, ama dizi ile aşmışlar. Yapılabilecek en iyi iş yapılmış. Çok uğraşılmış ve harika kurgulanmış her şey.
Uzun lafın kısası Fargo kaçmaz, izlenmesi gerek. Ben sadece bu blog için değil, normalde de izliyorum ve izlemeyi bırakmayı 1 saniye bile düşünmedim. Sizin de seveceğinizi düşünüyırum.
                                                              
Dizi birazcık yavaş. özellikle ilk bölümlerde bölümlerin ilk yarım saatleri acaba bir şey olmuyor mu diyorsunuz. Yavaş ama yaşananlar diziyi bırakamamanızı sağlıyor, zaten bırakmanıza sebep olacak bir şey olmuyor. Çünkü dizi yavaşken bile diziden zevk alıyorsunuz. (Hem fazla hızlı giderlerse hemen biter, çünkü yaşanmış hikayeden alıntı. Büyük ihtimalle yavaş giderse diziyi sevenlerin hayrına olur)
Coen kardeşlerin filminden uyarlanan Fargo'nun kadrosu mükemmel. Başrollerde Billy Bob Thornton, Allison Tolman, Colin Hanks ve Martin Freeman var. Özellikle Billy Bob Thornton inanılmaz bir oyunculuk sergiliyor. 
Dizinin Imdb Puanı 9,0 sanırım bu bile diziyi izlememiz gerektiğini söylüyor. İyi seyirler dilerim.

2 Kasım 2015 Pazartesi

Bates Motel (2013- )



Çözümlemeye başlamadan önce dizi hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum... Dizi, Alfred Hitchcock'un 60 yapımı kült filmi "Psycho"nun ana karakteri Norman Bates'in gençliğini anlatıyor. Dizinin cast'ı gerçekten mükemmel. Özellikle Norman Bates' i canlandıran Freddie Highmore ve Norman Bates' in annesi Norma Bates rolündeki Vera Farmiga' nın müthiş oyunculuğu Freud'un Oedipus kompleksinin ne oldugunu hiç duymamış bir insanın bile anlayacağı kadar güzel aktarıyor seyirciye. Dizinin konusuna kısaca değinecek olursak; Norma ve Norman Bates, Norman'ın babasının ölümünden sonra yeni bir başlangıç yapmak için White Pine Bay isimli kasabaya yerleşiyorlar ve burada Bates Motel adını verdikleri moteli işletmeye başlıyorlar. Büyük umutlarla geldikleri bu kasabada aksilikler elbette peşlerini bırakmıyor...
Konusuna yukarıda kısaca değindiğim diziyi kullanımlar ve tatminler bağlamında şu şekilde inceleyebiliriz: 
Dizinin alışılagelmiş  “entertainment” olduğu rahatlıkla söylenebilir çünkü dizide gerçek karakterlerin yanı sıra kurgulanan veya hayatı tam olarak bilinmeyen karakterler de var. Ayrıca dizide fantastik öğelerin kullanımına sıklıkla yer veriliyor. insanlar tarafından çok beğeniliyor çünkü dizi, insanları “entertain” etmek, eğlendirmek, zevk almalarını sağlamak için gerektiğinde duygu sömürüsü de yapıyor. Dizikimi yerlerindeki dramatikvurgularıyla izleyeni ağlatıyor. 










İnsanlar otorite figürlerini kötülerse küçültülmüş, iyilerse yüceltilmiş görmek ister. Şerif Romero, dizinin en önemli otorite figürlerinden biri. Bu yönüyle dizi, izleyeni tatmin ediyor.   
Dizi, dünya çapındaki yüksek izlenme oranlarıyla insanların onun hakkında konuşmasını sağlıyor çünkü Dizide tüm  çıplaklığıyla insan var . Dizi karakterlerindeki sevgi, intikam, kıskançlık, iyilik, kötülük, aile bağları, ihanet, hırs gibi duygular insana ait temel duygulardır. Bu yönüyle izleyenler dizinin kendilerini anlattığını düşünüyor. 

Kısaca fikrimi belirtmem gerekirse özellikle Hitchcock'un "Sapık"ını izlediyseniz Norman'ın gençliğini bilmeniz gerekiyor. Norman'ın o noktaya nasıl geldiğini izlemek her "Sapık" severin de ilgisini çekecektir. Şunu da belirteyim, evet filmi izlemek zorunda değilsiniz diziye başlamak için ancak izlerseniz dizi daha da ilginizi çekecektir. Eski filmlere pek ilginiz yoksa Christian Bale'in başrolünde oynadığı yeni versiyonu da bulunmaktadır.


Imdb Puanı 8,1 


Vikings (2013-)

       
Geldik bir "üst düzey" diziye daha. Neden üst düzey diyorum, çünkü Vikings hep Game of Thrones, Spartacus, Walking Dead gibi çok popüler dizilerle bir arada.
       
Benim yorumuma gelirsek ben çok da optimist değilim açıkçası, diğer üst düzey dizilerden özellikle oyunculuk ve senaryo bakımından çok eksik olduğunu düşünüyorum. Evet çok görkemli yapılmış evet çok uğraşılmış, çok da insan izliyor.
       
Bir düşünün bir yerde yaşıyorsunuz ve etrafınızdaki herkes ya süper güzel ya da süper yakışıklı. Gerçekçilikten çok uzak, gerçekten olabileceğine beni ikna edemeyen dizilere çok sıcak bakamıyorum maalesef. Ufacık minicik, kollarında kasın kırıntısı olmayan kadınların nasıl o kadar güçlü bir şekilde kılıç/balta sallayabildiğini de hiç anlayamıyorum. O dönemler daha ataerkil dönemler ve çoğu hükmedenin kadın olması da bir gariplik bence. Bilemiyorum ben fazla hoşlanmıyorum sadece izletmek için bir şeylerin çarpıtılmasından.
     
Her neyse her şey bir yana dizi 3 sezondur çok başarılı bir şekilde devam ediyor. Anlayacağınız reytingler tavan. Büyük bir terslik olmazsa 4. sezonda garantilenmiş durumda. İnsanlar Vikings'i seviyor ben her ne kadar çoğu parçasından hoşlanmasam da


          
Dizinin yapımcısı Michael Hirst, başrollerde Travis Fimmel, Clive Standen ve Gustaf Skarsgard yer alıyor. 
           
4 emmy adaylığı olan dizinin konusuna gelirsek: 
          
İskandinavya , 8 yy çiftçilik yaparken bir anda savaşçıya dönüşmek zorunda kalan Ragnar Lothbrok ve ailesinin öyküsü Vikings. Odin(İskandinav Savaş Tanrısı)'in soyundan geldiğine inanılan Ragnar'ın acımasız ve korkusuz Vikingleriyle birlikte denizlere açılmasını ve o denizlerdeki zorluklarla yüzleşmelerini seyrediyoruz. Savaşçılıkları ön plana çıkan aynı zamanda da iyi tüccarlar olan Vikingler'in ilgi çekici (biraz da abartılmış) kültürüne hep birlikte tanık oluyoruz. 
          
Ama gerçek Vikings bu değil de demek istiyorum bir yandan ne yalan söyleyeyim. 
                                                                              
                                                                      Imdb puanı : 8,6. 

                                                        
her ne kadar eleştirsem de bu puanı hak ediyor dizi. Sadece fazla " herkes bizi izlesin, herkes izlemeli" kafasıyla yapıldığını düşünüyorum. Ve bazı şeyler çok yapmacık geliyor bana. Ama dizi severlerden biriyseniz Vikings'i izlemelisiniz.

31 Ekim 2015 Cumartesi

The Big Bang Theory (2007-)

     
Evet bugünkü devam eden dizimiz The Big Bang Theory. 4 süper zeki bilim adamı ve karşı komşu Penny'nin maceraları 9 sene öncesinde başlamıştı ve hala devam ediyor. Yapılmış en iyi komedi dizisi, tabi benim fikrim. Hem zeki, hem okul ineği hem de komik olunuyormuş demek ki :)
     
Dizinin yapımcısı Two and a Half Men'in de yapımcısı olan Chuck Lorre oyuncular ise Jim Parsons, Kaley Cuoco, Johnny Galecki , Simon Helberg ve  Kunal Nayyar'dan oluşuyor.
     
Bir apartman dairesinde yaşayan İki ev arkadaşının (Sheldon ve Leonard)'ın karşı dairesine Penny isminde yeni ve güzel bir kiracı taşınır. İşte hikaye burada başlar. Hiç birinin kız arkadaşı olmayan ve Penny gibi kızların " ezik "olarak nitelendirdiği 4 kişinin onunla ilişkileri anlatılmaya başlanır. 4 tane garip çocuksu ama kendi alanlarında dünyanın en zeki bilim adamları olan 4 arkadaş ve Penny'nin ilişkisine hayran kalacaksınız. Gerçekten izlemeye değen, her bölümü birbirinden komik olan bir dizi.



The Ballers (2015-)

         
Geçtiğimiz yaz yayınlanmaya başlayan 2015 yapımı The Ballers'ı anlatacağım şimdi de size . Hepimiz Amerikan Futbolu'nun ne olduğunu biliyoruz(hepimiz tam olarak bilmiyor olabiliriz, sonuçta ülkemizde çok yaygın değil). Ama onların hayatlarını tam olarak bildiğimiz söylenemez(gerçi bu bütün profesyonel ve göz önünde bulunan sporcular için geçerli) . Evet onların hayatlarının içlerine gireceğiz, profesyonel yaşantılarına, menajerlerine, gece hayatlarına(özellikle gece hayatlarına çünkü dizinin 4/3 ü gece hayatı ve seks olarak geçiyor aslına bakarsanız).
         


       
Yorumlamaya geçeyim, çünkü bu diziye karşı çok doluyum . Dizi bir spor dizisi gibi başıyor ama sadece seks seks seks. Dizi sadece Dwayne Johnson üzerinden prim yapıyor sanki diğer oyuncular yok bile ortada. Dizinin yazarları her kimse çok kötü yazıyor ve her diyalogda acaba kapatsam mı kapatmasam mı ikileminde kalıyorsunuz.. Dizinin içindeki her şey yapmacık, uyuşturucu kullanan sporcular klişesi çok var, seks hayatına çok düşkün sporcular da aynı şekilde çok fazla. Kişiler arasındaki arkadaşlık bağları çok sahte ve dizi de daha önce de bahsettiğim gibi tek bir iyi oyunculuk var Dwayne Johnson. Onun da çok daha iyi bir diziyi hak ettiğini düşünüyorum.
         
Dizide hiç bir karakteri tam olarak tanıyamıyorsunuz ilk sezonda, herkes çok sığ geliyor izlediğinizde. Hiç kimse tam olarak ve iyi tanıtılmıyor bizlere. Sadece gece hayatlarına odaklanılıyor. Futbolcuların anlatıldığı bir diziden çok "memelerin" anlatıldığı dizi konumunda bence.
        
İyi taraflarına gelirsek diyalogları fazla önemsemezsek eğlenceli bir dizi, oturup kafa dağıtabiliriz ve 1-2 aksiyon görebiliriz. 
        
İyi tarafları ne kadar kısa geçtiğimi farketmişsinizdir. Sadece başrol oyuncusu ve 1-2 gülünecek sahne dışında iyi taraf bulamadım ben. Ama popüler bir konu ve Amerikalılar Amerikan futbolunu da çok seviyor. İçinde Amerikan futbolu varsa en az 3 sezonu oluyor bir dizinin ki The Ballers'da 2. sezon onayını daha ilk sezon bitmeden kapmıştı. Reytingler yüksek ve dizi seviliyor. 
        
Ben yine de HBO'da son zamanlarda izlediğim en kötü dizilerden biri olarak görüyorum. Eğer gerçek bir dizi arıyorsanız izlemeye başlamayın bile derim. Kafa dağıtacak  ve kendinizi oyalayacak bir şey arıyorsanız o zaman başlayabilirsiniz(Dwayne Johnson fanıysanız da olabilir). Klişelerle dolu ve kendi içinde bile bağlantıları kaçıran bir dizi izlemeye hazır olun derim. İyi seyirler dilerim.

                                                                                     IMDB puanı : 7,5
                                                         
Puanın kaliteye göre çok fazla olduğunu düşünüyorum. Kendi verdiğim puan 6 onu da belirteyim :)

30 Ekim 2015 Cuma

The Americans (2013-)

            Evet daha önceden başlamış ve halen devam etmekte olan bir dizimiz daha The Americans. 2 Rus ajanın Amerika'da, "Amerikalılaşma " hikayesindeyiz.İlk bölümü çok tatmin edici olmasa da 2. bölümden itibaren konuya giriyorsunuz ve alışmaya başlıyorsunuz. Ama yine de benim bazı şikayetlerim olacak. Başroller ve oynadıkları karakterler inandırıcılıktan çok uzaklar, sizi heyecanlandıramıyorlar bence. Daha doğrusu dizi komple heyecanlandıramıyor. Yani bir Homeland veya Alias havası olduğunu düşünmüyorum. Evet gizli ajanlı ve konusu insanı heyecanlandıran bir dizi ama oyunculuklar için aynılarını söyleyemeyeceğim (sadece başroller).
          Başka bir açıdan da yan rollerdeki oyuncular mükemmel. Bir çok diziden tanıdığımız çok deneyimli oyuncular var, onların günü kurtardığını söyleyebilirim. Dizi 4. sezona geçmek üzere yani anlayacağınız başarılı gidiyor. Dizi hakkındaki yorumlar da her daim güzel. Benim diziyle ilgili tek derdim, başka dizilerde olduğu gibi hikayenin içine dahil olamadım, bana inandırıcı gelmiyor, beni o yaşanan ana götüremiyor bir türlü dizi. Sadece izliyorum ve kapatıyorum. Anlayacağınız seçim sizin. İlk seçimim olmasa da 3 sezondur izlediğime göre bir yerde, bir şekilde seçmişim. Ve belki de konuyu siz benden daha çok seveceksiniz buna izlemeden karar vermeyin.


         Tekrar söylemeliyim, Americans kurgu olarak çok başarılı bir hikaye. Amerika'daki Rus ajanlardan orada yaşayan ve halk arasına karışan, emir geldiği anda başka birine dönüşen ve her biri birer Amerikan ailesi gibi görünen insanlardan bahsediyoruz. Ve onların peşindeki FBI'dan. FBI'ın oluşturduğu gizli CI ofisi Rus ajanları tek tek yakalama görevi alıyor. Ve bu aile gibi gözüken belki de bir Amerikalıdan bile daha Amerikalı olan Rusları avlamaya başlıyorlar. 
          Evet dizi Amerikan dizisi ve bunu her alanda belli ediyor. Rusların açısından bakmaya yaklaşamamış bile bence. Amerikalıların neden bu diziye bayıldığı da aslında buradan anlaşılıyor. Bir deneyin derim ama benim yorumum maalesef olumsuz. 

IMDB Puanı : 8,3