ne izlesem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ne izlesem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2015 Çarşamba

The Last Man On Earth (2015-)

Başlık okununca klasik bir dünyadaki herkes ve her şey yok oldu ve sadece 1 adam kaldı hikayesi olarak düşünüyorsunuz. İşte tam da orada yanılıyorsunuz. Dizi çok güzel yaratılmış özellikle ilk 2 bölüm harikaydı. Ama dizinin adında da gördüğümüz üzere dünyadaki son adam olmasını bekliyoruz Phil Miller'ın ama o muhteşem ilk 2 bölüm arkasından hemen diziye birileri katılıyor ve biz son adamı beklerken bir anda son "adamlar ve kadınlar" oluyor dizi. Tek sıkıntı burada bence.
İlk 2 bölümden sonra komikliği biraz azaldı bence dizinin, yani ilk baştaki tat yok. İlk iki bölüme 10 puan vereceksem sonrakilere 8 veririm ve 8 de çok yeterli bir rakam. Sakın ya bozmuş o zaman izlenmez demeyin, çünkü izlenir, çok da gülersiniz. 
Eminim çok severek izleyeceğinize, her yaştan insanın gülüp eğlenebileceği bir dizi. Özellikle yaratılan karakterler ve dizi kurgusu çok başarılı, sıradan değil. Klasik bir "son adam kaldım oley" ile başlamıyor gayet ulan ben son kaldım ne yapacağım olarak giriyorsunuz diziye. 
Dizide başrol Will Forte ve Kristen Schaal. Daha sonradan 3. bölümden sonra diziye katılacakların listesi ise : January Jones, Mei Rodriguez, Cleopatra Coleman, Mary Steenburgen ve Boris Kodjoe. Dizinin yönetmeni ve yaratıcısı da Will Forte.

                                                           
Dizi ile ilgili görüşlerimden yukarıda bahsettim. Birazcık da az çok çıkardığınız konusundan bahsedelim. Önce dizi komedi sınıfında bence son yıllarda çıkmış en iyi dizi. Son yıllarda çıkan salt komedi dizileri bizi güldürmekten uzaktı. The last man on earth'te baya baya gülüyorsunuz. Phil Miller ailesine düşkün ve geçici işlerde çalışan 40 lı yaşlarında bir adam. Yıl 2020 de dünyaya bir virüs yayılıyor ve herkes ölüyor. Yalnız başına geçirilen yaklaşık 1.5 yıldan sonra Phil, tam da intihar etmeye çalışırken ona dünyada kalmalarının amacını anlatacak kişiyle, Carol Philbasian ile karşılaşıyor. İkisi çok farklı insanlar olsa da, tek insanlar onlar ve birlikte olmak zorundalar. Carol ve Phil'in muhteşem ayrılıklarını ve Phil'in kendine yarattığı ve tek başına yaşadığı pislik çukurundan Carol sayesinde çıkışına tanık olacağız. Bu ikilinin yeni bir hayat kurduğuna ve bunu yaparken bizleri de çok eğlendirdiklerini göreceğiz. 
Not: Tom Hanks'in başrolünde oynadığı Cast Away filmine yapılan göndermeyi de çok başarılı.
Daha fazlası spoilera girer. Sanırım diziyle ilgili her şey söylendi. Şu anda 2. sezon devam ediyor, umuyorum bir 3. sezon da göreceğiz. Dizi çok şey vaat ediyor ve henüz daha potansiyelini yakalamadan bile harika olduğunu söyleyebilirim. Çok daha iyisi olabilir ! İyi seyirler. Dizi Foxta yayınlanıyor ve Fox'un komedileri hep bir şeyler vaat etmiştir. Dizinin Fragmanı yukarıda
Imdb Puanı 7,5

2 Kasım 2015 Pazartesi

Bates Motel (2013- )



Çözümlemeye başlamadan önce dizi hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum... Dizi, Alfred Hitchcock'un 60 yapımı kült filmi "Psycho"nun ana karakteri Norman Bates'in gençliğini anlatıyor. Dizinin cast'ı gerçekten mükemmel. Özellikle Norman Bates' i canlandıran Freddie Highmore ve Norman Bates' in annesi Norma Bates rolündeki Vera Farmiga' nın müthiş oyunculuğu Freud'un Oedipus kompleksinin ne oldugunu hiç duymamış bir insanın bile anlayacağı kadar güzel aktarıyor seyirciye. Dizinin konusuna kısaca değinecek olursak; Norma ve Norman Bates, Norman'ın babasının ölümünden sonra yeni bir başlangıç yapmak için White Pine Bay isimli kasabaya yerleşiyorlar ve burada Bates Motel adını verdikleri moteli işletmeye başlıyorlar. Büyük umutlarla geldikleri bu kasabada aksilikler elbette peşlerini bırakmıyor...
Konusuna yukarıda kısaca değindiğim diziyi kullanımlar ve tatminler bağlamında şu şekilde inceleyebiliriz: 
Dizinin alışılagelmiş  “entertainment” olduğu rahatlıkla söylenebilir çünkü dizide gerçek karakterlerin yanı sıra kurgulanan veya hayatı tam olarak bilinmeyen karakterler de var. Ayrıca dizide fantastik öğelerin kullanımına sıklıkla yer veriliyor. insanlar tarafından çok beğeniliyor çünkü dizi, insanları “entertain” etmek, eğlendirmek, zevk almalarını sağlamak için gerektiğinde duygu sömürüsü de yapıyor. Dizikimi yerlerindeki dramatikvurgularıyla izleyeni ağlatıyor. 










İnsanlar otorite figürlerini kötülerse küçültülmüş, iyilerse yüceltilmiş görmek ister. Şerif Romero, dizinin en önemli otorite figürlerinden biri. Bu yönüyle dizi, izleyeni tatmin ediyor.   
Dizi, dünya çapındaki yüksek izlenme oranlarıyla insanların onun hakkında konuşmasını sağlıyor çünkü Dizide tüm  çıplaklığıyla insan var . Dizi karakterlerindeki sevgi, intikam, kıskançlık, iyilik, kötülük, aile bağları, ihanet, hırs gibi duygular insana ait temel duygulardır. Bu yönüyle izleyenler dizinin kendilerini anlattığını düşünüyor. 

Kısaca fikrimi belirtmem gerekirse özellikle Hitchcock'un "Sapık"ını izlediyseniz Norman'ın gençliğini bilmeniz gerekiyor. Norman'ın o noktaya nasıl geldiğini izlemek her "Sapık" severin de ilgisini çekecektir. Şunu da belirteyim, evet filmi izlemek zorunda değilsiniz diziye başlamak için ancak izlerseniz dizi daha da ilginizi çekecektir. Eski filmlere pek ilginiz yoksa Christian Bale'in başrolünde oynadığı yeni versiyonu da bulunmaktadır.


Imdb Puanı 8,1 


31 Ekim 2015 Cumartesi

Mr Robot (2015-)

     
Evet bir süper kahramanla daha karşınızdayım, ancak bu sefer ki diğerlerinden çok farklı. Hepsinden daha zeki ama hepsinden daha güçsüzü (fiziksel olarak tabi ki). Evet Elliot'dan bahsediyorum. Günümüz kahramanı bir "hacker" kişilik bozuklukları olan, ileri derecede asosyal, asosyal hafif kaçıyor aslında, "antisosyal" bir genç.
     
Gündüzleri, geceleri yaptığı hackerlığın tam karşıtı olan siber güvenlik işinde çalışıyor. Asıl kahramanlık ise geceleri başlıyor. İnsanları siber yolla hacklemek suretiyle araştırıp bütün kirli çamaşırları açığa çıkartıyor. Yaptığı kahramanlık tam da burada başlıyor.
     
Düzenden nefret eden, düzenin getirdiği, dayattığı her şeyden nefret ediyor Elliot ama düzenden çıkamıyor da. Güçlü şirketler, insanları yönetenler, insanlara istediklerini yaptıranların yarattığı düzenden nefret ediyor ama yaptığı işte de onları koruyor Elliot. İşte böyle bir ikilemle başlıyoruz diziye.
     
Ve asıl iplerin iyice gerilip kopmaya yaklaştığı yer ise, Elliot'ın dünya üzerindeki borcun %70'ini sadece bir şirketi batırarak silebileceğini söyleyen ve kendisine Mr. Robot diyen bir siber anarşistle karşılaşması. Buradan sonra işler bir hayli karışıyor. Sanırım fazlasıyla spoiler verdim bile artık bunu kesmem gerek . :)



           
Mr. Robot 2015 senesinde yapılmış en iyi dizi, şu ana kadar bir rakip çıkmadı (bazılarınız farklı düşünebilir ama gerçekler böyle) 1. sezon 10 bölüm sürdü ve sona erdi. (Zaten en iyi dizilerin hepsi ya 10 ya 12 ya da 13 bölümden fazlaya geçmiyor)
           
Daha güzel olanı da şu ana kadar bu tarz dizilerde olan saçmalıkların yaşanmamış olması, zaman boşlukları yok, açıklanamayan anlar yok. Her şey izleyicinin gözünün önüne serilmiş. Saçma sapan bölüm sonu açıklanan gizemlerden bahsediyorum. Bizden sır gibi saklanmaya çalışılan bizi meraklandırmaya çalışmalarına çok sinirleniyorum. Hepimizi gerizekalı yerine koyan dizilere. Çünkü hepimiz aslında sonunda ne olacağını anlıyoruz. ( bu genelde daha çok gizli ajanlı dizilerde olur. Hiç bir açıklama yapılmadan bölümün sonuna kadar sanki "biz" kaybediyormuşuz, kötüler kazanacakmış gibi götürülür ve gerçekte neler olduğu en sonunda ortaya çıkar). İşte Amerikan dizi sektöründe sevmediğim en başlıca şey. Türkiye'de de Ezel bunu bir zamanlar kullanmıştı ve çok tutmuştu hatırlarsanız. 
           
Mr. Robot beynimizle oynamanın yolunu bulmuş ve böyle ucuz yollara başvurmadan yapıyor bunu. Gerçek bir şaheser ve önümüzdeki yıllarda bundan çok daha iyi olmaması için hiç bir sebep yok. Müthiş bir potansiyel barındırıyor dizi. Oyuncu kadrosundan da bahsedelim. Rami Malek başrolde, Christian Slater Mr. Robot'ı canlandırıyor. Ve dizide adı gizli kalacak. Carly Chaikin,Portia Doubleday, Martin Wallström ise oyunculardan bazıları.
        
Rami Malek'i 2004 te Gilmore Girls'de 1 bölümde canlandırdığı Andy rolüyle görmeye başladık, daha sonra bir kaç film ve dizide daha yan rollerde oynadı Malek. 1-2 video oyunuyla da sesiyle yer aldı. Bu diziyle birlikte onu da daha fazla göreceğimize eminim. 

                                                              ,
Bu da dizinin fragmanı, fragmanına bile bayılıyorum. Dizide sanırım hoş olmayan tek şey gerçek hackerların yaptığı gibi değil de sadece bize karışık bir kaç yazı göstererek, anlamayacağımızı bilerek saçma sapan birbirine geçmiş yazıyı gösteriyorlar. Sanırım orada biraz salak yerine koyulduğumuzu kabul ediyorum. Çünkü anlamıyoruz. Çoğumuz anlamıyoruz. Anlayan varsa bana ulaşsın, öğrenmek istiyorum. İyi seyirler dilerim.

29 Ekim 2015 Perşembe

The Blacklist (2013-)

         
The Blacklist... Gerçekten güzel dizi. Hemen birazcık açıklayayım ama öncelikle bir memnuniyetimi paylaşayım bu diziyle ilgili. 22 bölümlük dizileri sevdiğimi şimdiye kadar çok kez söyledim ve yine onlardan biri. 22 bölüm olduğunda arada boşluk bırakmıyorlar, bazen arada alakasız bölümler olsa da ( doldurmak için ) yine de daha detaylı oluyor ve sezon 3-4 ayda bitmemiş oluyor. Blacklistte bunlardan biri. Elizabeth "Liz" Keen kocasıyla birlikte çocuk evlat edinmeye çalışan ve yeni FBI'a yeni atanmış bir profiler (suçlularla ilgili kişilik ve davranış analizi yapan kimse) dır. Redmond "Red" Reddington; FBI'ın en çok aranan 10 kişi listesinde olan bir isim ve Elizabeth yeni işine atandığı gün ortaya çıkar ve FBI'a teslim olur. Sadece ve sadece Elizabeth Keen'e konuşacağını söyler. Ona konuşması karşılığında da önemli bir suçluyu ele vereceğini söyler. İşte dizi böyle başlıyor. Ve ilk bölüm kesinlikle diziyi izlemenize karar vermenizi kolaylaştıracaktır. Çünkü harika bir ilk bölümü var.


The Mentalist (2008-2015)

         Bir çok sevdiğim dizi daha... Sanırım dizilerdeki "güçlü" lerdense ben " zeki " leri tercih edenlerdenim. Patrick Jane'de onlardan biri. Dizinin artıları ve eksilerine geçersek. Akıcı ve sürekli kendini izletmesinin yanında sezon içinde "sanki bu bölüm oynamamış mıydı?" dedirtecek çok an yaşanıyor bence. Bölümler birbirine o kadar benzeyebiliyor ki karışıyor. Ama yine de 7 sezonluk çok sevdiğim bir dizi olduğu gerçeğini değiştirmiyor bunlar.
         Patrick Jane ukala olabilir kendini beğenmiş, insanların sinirlerini bozan bir "medyum" ve bu adam görebileceğiniz en zeki adamlardan biri. Zihnini kullanmayı öğreniş şekli hepinizi şaşırtacak.
         Bir insanın "The Mentalist" 'i beğenmeme lüksü olduğunu bile düşünmüyorum. Sadece birazcık konusunun çok "Red John" odaklı olması bir yerden sonra "yeter" dedirtebiliyor diyebilirim. Dizinin yapımcısı Bruno Heller ve oyunculuklarda, kesinlikle harika bir performans sergileye Simon Baker başrolde ve Robin Tunney var.



            Çok tanınmış bir medyumun,  Kaliforniya araştırma bürosuyla danışman olarak çalışmaya başlaması ile başlıyor hikaye.Çok kazançlı medyumluğu bırakıp burada çalışmaya başlamasının sebebi ise, ünlü seri katil Red John'ın karısı ve kızını öldürmesi. Artık Patrick Jane'in tek hedefi budur, hayattan tek beklentisi budur. Tek istediği intikam. Ve onu bulma yolunda çok farklı maceralar yaşayacaktır.
          Son olarak Mentalist belki en iyi dizi olmayabilir ama Patrick Jane karakteri kesinlikle tanınması gereken bir karakter. Dizi sizi sıksa bile karakterler sizi hep dizinin içinde tutmayı başaracaktır. "Sıksa bile" dedim bunu sıkıcı olduğu için değil, öyle olsa bile karakterler çok iyi analiz edilmiş ve çok iyi oluşturulmuş.


Imdb puanı : 8,1

                                   

Fringe (2008-2013)

     
Sizlere kesinlikle izletmek istediğim ve tavsiye ettiğim başka bir diziye geçiyorum FRINGE. Belki de bilim kurgu alanında en iyi dizi, en uçlara çıkabilen dizi. Dizi başladığında eminim hiç kimse o kadar uç noktalara gidebileceğini düşünmüyordu, hatta o kadar uçlara gitti ki en sonunda kimse anlamamaya başladı ve anlamayınca zeka seviyesi düşük arkadaşlar izlemeyi bıraktı. Biz de böylece Fringe'den mahrum kaldık. Reyting almadığı dolayısıyla 5. sezonda son buldu. Asla unutamayacağım, her bölümünü heyecanla izlediğim bir diziydi.
         
Fringe bambaşkaydı, paralel evrenler, paralel evrendeki "diğerleri" karakter farkları, dünya farkları o kadar uçlarda yaşatıyordu bizi. Ve her 45 dakikanın sonunda "ben nerdeyim, ne oluyor" dedirtiyordu bizlere.




             
Azıcık da genel konusundan, her şeyin nasıl başladığından bahsedeyim sizlere, izlemenize de yardımcı olur diye düşünüyorum. 
            
Hamburg-Boston seferi 627 no'lu uçak, yolcular ve mürettebat kimyasal saldırıya maruz kalmış halde Boston'a iniş yapıyor. Bu kimsenin anlamadığı olayı açıklığa kavuşturması için de FBI özel ajanları Olivia Dunham ve sevgilisi John Scott görevlendiriliyor.Scott'ın bir patlama sonucu komaya girmesi ile Olivia harekete geçer (dizinin başlangıcında bu patlama açıklanamıyor, sebebi bilinmiyor). Bunun üzerine Olivia bir zamanlar hükümetin gizli deneylerinde çalışmış, 17 senedir akıl hastanesinde kapalı kalan Walter Bishop'a ulaşıyor. Ve yıllarca üstü örtülen doğaüstü deneyin tekrar canlanması aracı oluyor. Bununla birlikte, günümüz biliminin, geleneksel bilimin açıklayamadığı olayları incelemek üzere İç Güvenlik Teşkilatının en üst düzey ajanlarından Philip Broyles denetlemesi için görevlendiriliyor. Ve onun önderliğinde FBI 'a bağlı olarak "Fringe" ekibi kuruluyor. Gerçek bildiği bilimin dışında bir bilimsellik tanıyan Dunham ile birlikte gerçeği biz de görüyoruz (dizi kurgusu içerisinde tabi) . Her şeyin aslında göründüğünden daha karmaşık olduğunu ama bir açıklaması da olduğunu anlatacak Fringe bizlere 5 sezon boyunca. Ve en sonunda sanırım beynimizi yakacak


     
İtiraf etmeliyim Fringe'i zamanından biraz geç izledim. Tüm sezonlar bittikten sonra. Ama başlamam ve bitirmem 3 gün sürdü. Hiç uyumadan ve hiç kapatmadan, yaklaşık 3 gün boyunca gözümü kırpmadan izledim(yemek alıp geri oturdum vs) Yapılabilir. Çok da güzel olur. Fringe kesinlikle izlenmesi gereken, muhteşem teorilerle dolu bir dizi. Zamanının en iyisi belki de.
Evet bu da fragmanımız. Bugüne kadar kaçıranlar varsa bunu izlesin ve başlasın diyorum .


                                                                                   Imdb Puanı: 8,5