dizi açıklama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dizi açıklama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Kasım 2015 Pazartesi

Bates Motel (2013- )



Çözümlemeye başlamadan önce dizi hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum... Dizi, Alfred Hitchcock'un 60 yapımı kült filmi "Psycho"nun ana karakteri Norman Bates'in gençliğini anlatıyor. Dizinin cast'ı gerçekten mükemmel. Özellikle Norman Bates' i canlandıran Freddie Highmore ve Norman Bates' in annesi Norma Bates rolündeki Vera Farmiga' nın müthiş oyunculuğu Freud'un Oedipus kompleksinin ne oldugunu hiç duymamış bir insanın bile anlayacağı kadar güzel aktarıyor seyirciye. Dizinin konusuna kısaca değinecek olursak; Norma ve Norman Bates, Norman'ın babasının ölümünden sonra yeni bir başlangıç yapmak için White Pine Bay isimli kasabaya yerleşiyorlar ve burada Bates Motel adını verdikleri moteli işletmeye başlıyorlar. Büyük umutlarla geldikleri bu kasabada aksilikler elbette peşlerini bırakmıyor...
Konusuna yukarıda kısaca değindiğim diziyi kullanımlar ve tatminler bağlamında şu şekilde inceleyebiliriz: 
Dizinin alışılagelmiş  “entertainment” olduğu rahatlıkla söylenebilir çünkü dizide gerçek karakterlerin yanı sıra kurgulanan veya hayatı tam olarak bilinmeyen karakterler de var. Ayrıca dizide fantastik öğelerin kullanımına sıklıkla yer veriliyor. insanlar tarafından çok beğeniliyor çünkü dizi, insanları “entertain” etmek, eğlendirmek, zevk almalarını sağlamak için gerektiğinde duygu sömürüsü de yapıyor. Dizikimi yerlerindeki dramatikvurgularıyla izleyeni ağlatıyor. 










İnsanlar otorite figürlerini kötülerse küçültülmüş, iyilerse yüceltilmiş görmek ister. Şerif Romero, dizinin en önemli otorite figürlerinden biri. Bu yönüyle dizi, izleyeni tatmin ediyor.   
Dizi, dünya çapındaki yüksek izlenme oranlarıyla insanların onun hakkında konuşmasını sağlıyor çünkü Dizide tüm  çıplaklığıyla insan var . Dizi karakterlerindeki sevgi, intikam, kıskançlık, iyilik, kötülük, aile bağları, ihanet, hırs gibi duygular insana ait temel duygulardır. Bu yönüyle izleyenler dizinin kendilerini anlattığını düşünüyor. 

Kısaca fikrimi belirtmem gerekirse özellikle Hitchcock'un "Sapık"ını izlediyseniz Norman'ın gençliğini bilmeniz gerekiyor. Norman'ın o noktaya nasıl geldiğini izlemek her "Sapık" severin de ilgisini çekecektir. Şunu da belirteyim, evet filmi izlemek zorunda değilsiniz diziye başlamak için ancak izlerseniz dizi daha da ilginizi çekecektir. Eski filmlere pek ilginiz yoksa Christian Bale'in başrolünde oynadığı yeni versiyonu da bulunmaktadır.


Imdb Puanı 8,1 


29 Ekim 2015 Perşembe

Limitless (2015-)

         
Bir uyuşturucu düşünün, hap düşünün. Onu aldığınız anda dünyanın en zeki insanı oluyorsunuz. Ama çok kısa bir sürede sizi yiyip bitiriyor ve ölüyorsunuz. Şimdi de o ilacın sizi dünyanın en zeki insanı yaptığını ve öldürmediğini düşünün. İşte şimdi Brian'ın dünyasındasınız. Brian tüm hayatı boyunca bir şeyler kovalamış ama sonunda hiç bir şey olmadığının farkına varmış bir genç . Ta ki NZT 'yi keşfedene kadar.
         2011 yapımı, Bradley Cooper'ın başrolde oynadığı Limitless filminin televizyon uyarlaması olacak bu dizide Brian Finch'in NZT isimli bir uyuşturucuyla değişen hayatı konu alınacak.





           
Başrollerde Jake Mc Dorman ve Dexter'dan da tanıdığımız Jennifer Carpenter yer alıyor. Yapımcılığı ise Craig Sweeny üstlenmiş durumda. Şu anda ilk sezon devam etmekte ama 2. sezon onayı şimdiden alındı bile. Ki bu kadar tutmasının sebebi de belli. Dizi gerçekten çok iyi ! 2011 deki filmin çok daha iyi bir devam versiyonu gibi. Kurgu çok iyi, senaryo çok iyi tipler cuk oturmuş ve ilacın etkileri çok güzel işlenmiş. Filmdekinden çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim ben.
            
Dizinin yapımcılarından biri de 2011 deki filmde başrol oynayan Bradley Cooper ve iyi çalıştıkları belli oluyor. %100 önerebileceğim bir dizi. Eğer filmi izlemediyseniz öncesinde ona da bakmanızı öneririm, çünkü onun devamı gibi gidiyor birazcık da. Daha doğrusu film izlenirse çok daha iyi anlayabileceğinizi, öncesini de kavrayabileceğinizi söylüyorum.


            
Dizinin 1 sezonu 22 bölümden oluşacak. Aslında bu tarz 22 bölümlük diziler yerine 10-13 bölümlük diziler bu aralar daha ön plandaydı. Tekrar bir "22 liğin" ortaya çıkmasına sevindim. Dizi eğlenceli olacak gibi gözüküyor, bence deneyin derim. İyi seyirler.




Dizinin Fragmanı da burada.
Imdb Puanı : 8,1 (açıkçası yükselmesini bekliyorum dizi böyle devam ederse, tabi daha çok yeni olduğundan büyük konuşmayalım)

Marvel's Agent Carter (2015-)


          Şimdi de "Miss Agent Carter" ile karşınızdayım. Diziye bayıldığımı söylemeliyim öncelikle. Henüz 1. sezon tamamlandı ve hakkının verilmiş olduğunu düşünüyorum. Tek üzücü nokta ise sadece 8 bölümden oluşuyor oluşu bütün bir sezonun. Kötünün iyisi haber ise 2. sezon da 10 bölüm olacak. Hemen moral bozmaya gerek yok. Çok dizimiz var, her diziyi bekleyecek süremiz de var.
          Hemen söylemeliyim dizide ilk dikkatimi çeken ve çok güzel olduğunu düşündüğüm ilk şey " gerçekçilik " Normalde izlediğimiz kadın süper kahramanlar hep çok seksi, çay bardağı gibi ince belli, kollar bacaklar incecik kadınlar olurdu. Ve o kol ve bacaklarla nasıl o kadar güçlü olduklarını anlamasak da izlerdik. Ama Miss Agent Carter öyle değil. Gayet kalıplı bir abla ve gerçekten de karşısındaki adamları dövebilecek izlenimi yaratıyor. Nasıl olduğunu anlayamadığımız süper güçlere sahip çıtı pıtı kızlardan değil kendisi. Ve bu gerçekten çok hoşuma gitti bunu söylemeliyim.
          Dizinin yaratıcıları : Christopher Markus ve Stephen McFeely
          Başrolde ise : Hayley Atwell oynuyor.






               Dizide her şey güzel, sevgilisi Steve Rogers(Kaptan Amerika)'yı kaybettikten sonra bekar yaşamaya başlayan güzel (ama kalıplı ve güçlü) Peggy Carter, eskiden olduğu gibi gizli servis için çalışmaya devam ediyor. Gizli serviste savaştan sonra biraz dışlanmış durumda ve hoşnut değil tabii. Kadın olduğu için sekreter muamelesi yapılan Peggy'de bir yandan kaçak durumdaki Howard Stark'a yardım ediyor.
             Son olarak, izleyin, kesinlikle beğeneceksiniz. Çok başarılı olmuş diyebilirim. Tabi ki bir kaç çizgi roman klişesi var, bu tarz dizileri seviyorsanız bunlara katlanacaksınız. Ama ne olursa olsun Miss Agent Carter piyasadakilerin arasında en iyiler arasında. Zamanınıza değeceğine inanıyorum. Dizi içi müzikleri çok başarılı ve eğer okuduysanız bilirsiniz, gerçekten çizgi romandan çıkmış havası olan tek dizi benim şu ana kadar gördüğüm. Ufak bir mizahı var, gerçekten çizgisi çok iyi. Aksiyon sahneleri abartılı değil ve kimsenin gücü sonsuz değil. Bir yandan da o zamanlar kadınların yaşadığı sıkıntılara da güzel bir yorum getirmiş (güçsüz görülmek, düşük seviye insan muamelesi görmeleri ve evde oturmasının beklenilmesi gibi. Ama bizim yaşadığımız coğrafya da ondan bile beter olduğundan size garip gelmeyecektir).Her şeyiyle olmuş bu dizi diyorum. En azından ilk sezon. Bakalım 2. sezon neler getirecek. Umarım ilk sezon kadar başarılı olur.

          Sometimes the best man for the job is a woman sloganıyla gelişi de güzel olmuş :)
          (Bazen görev için en uygun "adam" bir kadındır) 

                                                       Imdb Puanı : 8,2



      

28 Ekim 2015 Çarşamba

Justified (2010-2015)

         Bir favorimden daha bahsedeceğim sizlere Justified ve Raylan Givens. Herhalde en hayran olduğum 1-2 karakterden biridir dizi dünyasında. Haller tavırlar sınır tanımayan davranışlarıyla Raylan Givens 6 sezon boyunca en sevdiklerimden biri oldu. Justified'da bitmiş dizilerden biri tanıtacağım. Bu sene içinde son sezonunu yayınladı. Ve her sezonu, her bölümü çok iyiydi. Çok zevk alarak izledim, izlemek isteyen herkese de öneririm. Önerdiğim ilk dizilerden biri olur hatta.
        Son sezonunun sonuna kadar tatmin etmiş bir dizidir ve hayal kırıklığı barındırmaması bir diğer artısı benim gözümde. Aa finali çok kötüydü veya 3. sezonu çok kötüydü diyemiyorum. Her dizide iniş çıkışlar vardır ama ben Justified'da rastlamadım. Kötülerini bile çok sevdim açıkçası. Dizide iyi ve kötü herkes iyi oynuyor ve senaryo sayesinde hepsini sevebiliyorsunuz. Nefret edeceğiniz kimse olacağını sanmıyorum. Ama başroller apayrı. Timothy Olyphant ve Nick Searcy muhteşem oynuyorlar ve iyi ve kötü arasındaki dengeyi kaybetmemizi de sağlıyorlar. Çünkü bir bakıyorsunuz kötü iyi olmuş sonra iyi de kötü olmuş.         Neden bu kadar övdüm bilmiyorum, genelde yapmadığım bir şey, ama kendimi tutamadım sanırım. Her neyse birazcık konusundan bahsedeyim....


Raylan Givens, bahsetmiştim evet. Asıl adamımız o . Miami'de görev yaptığı sırada kendisini korumak için silahını halk içinde ateşlemesiyle hakkında soruşturma açılır. Bunun üzerine de doğup büyüdüğü kasabaya, Kentucky'nin Harlan kasabasına tayin edilir. Raylan Harlan'da geçmişindeki bir çok sorunla yüzleşecek ve düşmanlarıyla tekrar karşılaşacaktır. Hem kendi sorunlarıyla yüzleşip hem de suçla savaşacak burada.
        Hikaye kısaca böyle başlıyor, özellikle oyunculuklar harika (En azından başroldeki 2 adam için bunu söyleyebilirim, diğerlerini o kadar övemem). Daha henüz izlemediyseniz, izlemenizde fayda olduğunu düşünüyorum. Boş vakitlerinizde severek ve beğenerek izleyeceğinize eminim. Aşağıda fragmanını veriyorum, ona da göz atmanızda fayda var.
         Dizide en beğendiğim olaylardan biri, kahramanlarımız süperstar değil. Yani bu adamlara 3 kişi birden daldı mı bizler gibi dayak yiyorlar, karşılarına 35 kişi alıp da tek tek dövmüyorlar. Amerikan film ve dizilerinde insanlar abartılıyor, ama bu dizide abartılmıyor.
            
                                                                               Imdb Puanı : 8,7